Close

Kemik Erimesi ve Tedavisi

Genel halk arasında kabul görmüş olan adının kemik erimesi olmasına karşın osteoporozda düşünülen tarzda bir erime söz konusu değildir. Kemiklerin genel yapısında bir zayıflama söz konusudur ve eğer tedavi edilmezse en basit, şiddetli travmalarda bile kemiklerde kırılma söz konusu olabilir. Genel olarak yaşla beraber bazı insanlarda kemik yapısında bozulma ortaya çıkabilmektedir. Bu durum, sigara, yanlış beslenme, genetik faktörler, hareketsizlik, bazı hastalıklar (tiroid hastalıkları, diyabet, vs.) ve bazı ilaçların kullanımı (halk arasında genel olarak “kortizon” şeklinde tabir edilen steroid yapıda ilaçlar başta olmak üzere çeşitli ilaçlar) durumunda osteoporoz daha da ilerleyebilir ve vücutta bazı kırıkların olması durumunda hayatı ciddi anlamda tehdit edebilir.

Osteoporoz tanısı konulduktan sonra genel olarak tedavisi kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Ama önemli olan, tüm diğer hastalıklarda olduğu gibi, hastalık oluşmadan önce önlenmesidir. Bu durumda hastalara düşen görev yıllık kan sayımlarını düzenli olarak yaptırmaları ve vücutta çeşitli bölgelerde ağrı, sızlama, vs. gibi açıklanamayan  belirtiler ortaya çıktığında hemen bir fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanına başvurulmasıdır.

Osteoporoz belirtileri yukarıda da belirttiğim gibi vücutta ağrı, sızlama, kaslarda güçsüzlük hissi gibi başka bir takım hastalıklarla karışabilen şikayetlerden oluşmaktadır. Özellikle sırt bölgesinde ağrı olması önemlidir çünkü hastanın omurgasını oluşturan omur kemiklerinde çok ince kırıkların belirtisi olabilir. İleri osteoporoz vakalarında hastaların kalça eklemi, ön kol kemiği, ayak kemikleri gibi kemiklerinde kırıklar ortaya çıkabilir.

Özellikle kalça kırıkları 65 yaş üstü yaşlı hastalarda ölümcül olabilmesi açısndan önemlidir. Hastalığın tanısı konulduktan sonra öncelikle hastaların beslenme ve egzersiz konusunda bilinçlendirilmesi çok önemlidir.

Özellikle ev yapımı yoğurtların günde iki kase kadar yenilmesi ve yeşil yapraklı sebzelerle yapılan günlük salata tüketimi önemlidir. Hastaların düzenli olarak aerobik egzersiz ( yürüyüş, bisiklet, vs.), yüzme ve genel kas gruplarını güçlendiren egzersizlere yönlendirilmesi gereklidir. Egzersiz reçetesi her hastaya özeldir ve mutlaka bir fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı tarafından düzenlenmelidir. İnternetten hastaların kendilerine egzersiz programı oluşturmasının çoğunlukla bir faydası olmayacağı gibi bazı hastalıkların varlığında (hipertansiyon, diyabet, kalp hastalıkları, vs.) hastalara zarar da verebilir.

Çok ileri hastalarda, kemik mineral yoğunluk ölçümü çok düşük ise, çeşitli ilaçların kullanılması gündeme gelebilir.

Özellikle D vitamini ve kalsiyum takviyesi yapıldıktan sonra haftalık, aylık veya yıllık ilaçlara başlanabilir.

Osteoporoz tanısı konulduktan sonra hastanın 6 ayda bir kan, yılda bir defa da kemik ölçümü yaptırması zorunludur. Bununla beraber beslenme, egzersiz ve hasta eğitimi ile beraber bütüncül yapılan yaklaşımlarla osteoporoz tedavisi çoğunlukla mümkün olabilmektedir.