Kadın Hastalıkları ve Doğum

Kadın Hastalıkları ve Doğum

Kadınları birinci önceliği olarak gören Magnet Grubu kadın hastalıkları ve doğum bölümü; kadın hastalıkları, gebelik ve yüksek riskli gebelik, menopoz, infertilite (kısırlık), idrar tutamama doğum öncesi ve sonrası ilgili problemlerin çözümünde tüm kadınlarımıza hizmet vermektedir.

Her kadın anne olmak ve anneliğe giden 9 aylık süresi en güzel yaşamak ister. Bu düşünceden hareketle kadın doğum bölümümüzde konusundan uzman takım arkadaşlarımızla gebelik öncesi bilgilendirmeler ve kontroller yapılmaktadır. Gebelik sürecinde bebek ve annenin sağlığı uzman hekim kadromuz tarafından son teknoloji ultrason ile takip edilmektedir.

Kısırlık, myom, rahim ameliyatları, yumurtalık kisti ameliyatları gibi birçok kadın hastalıkları ile ilgili ameliyatlar laparoskopik (kapalı) yöntemle tam teşekküllü ameliyathanelerimizde yapılmaktadır. Bu yöntem ile hasta aynı gün içerisinde evine gönderilebilmekte ve normal yaşantısına daha hızlı dönmektedir. Hastanemizde jinekolojik ameliyatların tamamına yakını bu yöntem ile yapılmaktadır.

Kadın hastalıkları ve doğum polikliniğimizde, sizden gelen talep doğrultusunda konusunda uzman hekim, ebe ve hemşirelerimiz tarafından gebelik, doğuma hazırlık, bebek bakımı, menopoz gibi birçok konuda eğitimler verilmektedir. Önceliğimiz normal doğum olup anne adaylarına normal doğum tavsiye edilmektedir.

Kadın hastalıkları nelerdir?

Kadın hastalıklarının zamanında tedavi edilmesi yaşam kalitenizi artırır ve ileride karşılaşılabileceğiniz sorunlarıda önler.

 

Vaginitis - Vulvitis

Dış genital organ ile vajen bölgesinin inflamasyonuna bağlı oluşan kötü kokulu akıntı, kaşıntı ve ağrı şikayeti ile kendini gösteren bir hastalıktır. Genelde mantar, bakteri ve protozoo enfeksiyonları, iritan maddeler, kullanılan ilaçlar, tümörler ve hormonal değişiklikler bu hastalığa neden olmaktadır

Dismenore (Ağrılı Adet Görme)

Adet dönemi öncesi başlayıp, adetin başlaması ile geçen karın ve kasık ağrısı ile karakterize bir durumdur. Ergenlik döneminde sık görülür ancak az da olsa ileri yaşlarda da ortaya çıkabilmektedir. Rahmin salgıladığı prostoglandinin aşırı olması veya buna karşı daha hassas olunması nedeni le ortaya çıkan bu durum beraberinde anatomik bozukluklar da getirebilmektedir. Ağrılı adet görmeye; endometriozis, miyom ve adezyonlar da sebep olmaktadır.


 

Endometriozis

Endometrium adı verilen rahim içi zar tabakasının vücudun başka bölgelerine yerleşip büyümesi durumudur. Bu doku yumurtalık yüzeyine yerleşirse endometrioma (çikolata kisti) olarak adlandırılır. Mesane, bağırsak, karın duvarı ve ameliyat dikişlerinde bile görülebilir. Aylık hormonal değişimler bu doku üzerinde etkili olduğundan ağrı ve kanama yapar. Yapışıklık yapması ve anatomiyi bozmasından dolayı kısırlık sebeplerinden biridir. Diğer belirtileri; ilişkide ağrı, adetli iken kasık ağrısı, bağırsak hareketlerinin ağrılı olması, adetten önce başlayan lekelenmelerdir.


 

Miyom

40 yaşın üstündeki kadınların %30’unda görülebilen, iyi huylu rahim kası tümörüdür. Çoğu kez bulgu vermeyip ultrasonla tesadüfi olarak saptanır. Rahim içindeki yerleşim yerine göre aşırı vajinal kanama, kasık ağrıları, sık idrara gitme isteği, kabızlık, gebelikte düşük ve kısırlık gibi durumlara neden olabilir.

Premenstrüel Sendrom (PMS)

Adet döneminin ikinci yarısında ortaya çıkan fiziksel ve davranışsal değişikliklerle karakterize bir durumdur. Klinikte göğüslerde hassasiyet ve ağrı, alt karında şişkinlik, kabızlık, adet öncesinde başlayan ishal, iştah artışı, yorgunluk, duygusal tutarsızlık, depresyon, uyku bozuklukları, sıcak basmaları, gece terlemeleri, migren tipi baş ağrıları görülür. Bu bulgular adet bitimi ile birlikte kaybolur, iki hafta aradan sonra tekrar başlar.


 

Over Kistleri

Yumurtalıklarda gelişen, içi sıvı veya doku içerikli olabilen, kese tarzında yapılardır. Çoğu kez bulgu vermeyip, muayenede saptanırlarsa da bazen kasık ağrısı, anormal adet düzeni, ara kanama, sık idrara gitme isteği, bağırsak hareketlerinde düzensizlik gibi bulgular verebilirler. Kistlerin büyüdükçe rüptüre (karın içine sıvı içeriğini boşaltma) veya bulunduğu yumurtalığı torsiyone etme (anatomisini bozarak kanlanmasını engelleme) gibi komplikasyonlar yapma ihtimali nedeni ile takip ve tedavisi gerekmektedir.


 

Polikistik Over Sendromu

Hormonal bozukluklar sonucunda, düzensiz veya hiç adet görememe ile karakterize genetik bir hastalıktır. Yüzde ve vücutta erkek tipi kıllanma, erkek tipi saç dökülmesi, akne, şeker metabolizması bozukluğu, obezite gibi klinik görünümlerinin yanında; ileri yaşlarda kalp hastalıkları, diyabet ve hipertansiyona sebebiyet vermesi nedeni ile ciddiye alınması gereken bir sağlık problemidir.


 

HPV Enfeksiyonu

Seksüel yolla bulaşan ve sık görülen hastalıktır. Bir grup virüs tipi, genital bölgede siğile; bir grubu ise rahim ağzı kanserine neden olabilir. Düzenli yapılan kontrollerle tanısı konulmaktadır. Bu virüse karşı geliştirilen koruyucu aşının 2006 yılından beri kullanıldığı da unutulmamalıdır. Kadınlar, herhangi bir şikayeti olmasa da yılda 1 kez düzenli olarak ultrason eşliğinde jinekolojik muayene olmalıdır. 30 yaşından sonra her kadının en az bir defa smear testi ile birlikte HPV testini yaptırması gerekmektedir. Smear testi normal ve HPV testi negatif olan kadınlar, daha sonraki rahim ağzı kontrollerini ise 5 yılda bir yaptırmalıdır. Smear testi 21-29 yaşlarında ise 3 yılda bir tekrarlanmalıdır.

Melatonin nedir?

Uyku düzeninden ruh haline kadar pek çok durumumuzu etkileyen gizemli hormon melatonin nedir, ne işe yarar?

Beyindeki epifiz bezi (pineal gland) tarafından salgılanan melatonin, genel olarak vücudun biyoritmini düzenlemeye yarayan bir hormondur. Doğal bir nörotransmitter olarak sınıflandırılır. Genç ve orta yaşlı yetişkinlerde 5 ila 20 mikrogram düzeyinde salgılanan bu hormonun üretimi 45 yaşından sonra azalmaya başlar.


 

Melatonin hormonu, ışığa duyarlı bir hormondur. Az ışıklı ortamlarda salgılanabilir ve verimli olarak salgılanabilmesi için karanlığa ihtiyaç duyar. Kişiden kişiye değişiklik gösterebilmesine karşın, genel olarak insanlar saat 23.00 ile 05.00 saatleri arasında melatonin salgılarlar ve bu saatlerde kandaki melatonin konsantrasyonu 3 ile 10 kat kadar artar. Gece boyunca, ortalama 30 mg kadar melatonin sentezlenmektedir. Bunun yanında, kış mevsiminde daha çok salgılanan melatonin üretimi, güneşli ve aydınlık yaz günlerinde azalmaktadır.

Vücutta birçok biyolojik ve fizyolojik süreci etkilediği bilinen melatonin hormonu, uyku bozukluklarından psikolojik rahatsızlıklara kadar pek çok durumu doğrudan etkileyebilmektedir. Uzun uçak yolculukları sonrası yaşanan Jetlag belirtilerinin ortaya çıkmasının sebebi de, melatonin üretiminin sekteye uğramasıdır. Vücudun sağlıklı bir şekilde melatonin salgılayabilmesi için, geceleri tamamen karanlık bir ortamda uyumak oldukça önemlidir.

Melatonin ne işe yarar?

Melatonin, genel olarak vücudun biyoritmini düzenleyen önemli bir hormon olduğundan dolayı, pek çok fizyolojik işlev üzerinde etkilidir.

Melatonin, vücutta bir antioksidan olarak da işlev görür. Enfeksiyon, enflamasyon ve bağışıklık sistemi hastalıklarına karşı korunmada oldukça etkilidir.

Kansere karşı koruyucudur. Gece vardiyalarında çalışan işçilerde meme ve kolon kanserinin daha fazla görülüyor olduğunu açıklayan araştırmalar, bunun sebebinin yeterli melatonin üretilememesi olduğunu ortaya koymuştur.

Yeterli melatonin, iyi bir uyku için olmazsa olmazdır. Sağlıklı ve verimli bir uyku için vücudun biyolojik ritminin doğru çalışıyor olması oldukça önemlidir. Yeterince melatonin salgılanamadığında uykusuzluk ve uykusuzluğa bağlı çeşitli sorunlar ortaya çıkabilmektedir.

Benzodiazepin türevi ilaçların dozu azaltılırken yaşanabilen yoksunluk semptomlarının azaltılmasında etkili bir hormondur.

Hücresel bağışıklığı geliştirici özelliği vardır.

Melatonin eksikliğinin belirtileri nelerdir?

Uyku bozuklukları

Kronik yorgunluk ve halsizlik

Çarpıntı

Cinsel isteksizlik ve cinsel işlev bozuklukları

Depresyon ve kaygı benzeri belirtiler


 

Melatonini artırmak için neler yapılabilir?

Gece 23.00 ile 05.00 saatleri arasında, muhakkak tamamen karanlık bir ortamda uyunmalıdır.

Elektromanyetik dalgaların melatonin üretimini olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir. Bu nedenle özellikle yatak odalarında televizyon, bilgisayar, cep telefonu benzeri elektromanyetik dalga yayan aletlerin bulundurulmaması önerilir.

Sigara, alkol ve aşırı kafein tüketimi, melatonin hormonunun verimli bir şekilde salgılanmasını engeller. Melatonin seviyesini artırmak için bu tür maddelerden uzak durmak gerekir.

Melatonini artıran besinler nelerdir?

Melatonin doğrudan besinler yoluyla alınamaz ancak aşağıdaki besinlerde bulunan triptofan maddesi, melatonin sentezini destekler ve bu hormonun salınımını artırır:

Kırmızı et ve balık

Muz, çilek, elma, portakal, böğürtlen, kızılcık

Fıstık, ceviz, antepfıstığı, badem, kestane

Patlıcan, ıspanak, brokoli, bezelye, domates, mantar, patates, salatalık

Kuru fasulye, nohut, susam, keten tohumu

Kadın hastalıkları ve doğum polikliniğimizde verilen hizmetlerimiz;

*Gebe takibi
* Riskli gebe takibi
* Menopoz
* Doğum kontrol yöntemleri (spiral takılması-çıkarılması)
* Papsmear testi (Rahim ağzı kanserine karşı)
* Kısırlık (infertilite) tedavisi
* Dondurma yöntemi (Kriyoterapi) ve elektrokoter ile rahim ağzısı yarası takibi
* Menopoz öncesi ve sonrası takip
* Kemik erimesi (Osteodensiometri)
* Adet düzenlikleri tedavisi
* Polikistikover tanısı ve tedavisi
* Kıllanmaya yönelik hormon tedavisi
* Miyom, kist tanı ve tedavisi
* İdrar kaçırma