Over Kanseri

Over Kanseri

İnvaziv (yayılan) yumurtalık kanseri, daha kolay saptanan ve daha yaygın rahim ve rahim boynu (serviks) kanserlerine göre daha sık görülen ölüm nedenidir.

Yumurtalık kanseri kadınlarda en sık görülen beşinci ölüm nedenidir. Bir kadının yaşam boyu yumurtalık kanseri geliştirme riski 1/71 oranındadır.  
Halen yumurtalık dışına yayılmadan önce bu kanserlerin ancak % 20’den azı saptanabilmektedir. Farkına varılmamalarının birincil nedeni spesifik bulgulara sahip olmamalarıdır. Bu bulgular:
  • karında rahatsızlık, bası, gerginlik ve şişkinlik
  • acil idrar yapma hissi ve/veya dışkılama alışkanlıklarında değişiklik
  • karnın alt bölümünde ağrı/sıkıntı
  • iştahsızlık, hazımsızlık, gaz veya bulantı yakınmaları
Karnın alt bölümünde rahmin her iki yanına yerleşik yumurtalıkların 2 ana fonksiyonu vardır. Bunlar ikincil cinsiyet özelliklerinin gelişmesinden ve üretkenlik döngüsünün düzenlenmesinden sorumlu östrojen ve progresteron hormonlarını üretmek ile doğurganlık çağında ayda bir, bir yumurtayı geliştirmek ve fallop tüpü içine salmaktır. 
Yumurtalık  tümörleri iyi (selim-benign)  veya kötü (habis-malign) huylu olabilir . Yumurtalık biyopsisi yapılana veya yumurtalık çıkartılana veya kanser vücudun diğer kısımlarına yayılana kadar tümörün kanserli olup olmadığını söylemek genellikle mümkün değildir. Üç tip tümör görülür:
  • epitel tümörleri  – yumurtalık tümörlerinin yaklaşık % 85’i yumurtalıkların dış yüzeyini örten epitelden kaynaklanmaktadır.
  • germ (eşey) hücreli tümörler- yumurtalık üreten hücreler içinde oluşmakta, genç kadınlarda daha sık görülmektedir.
  • stromal tümörler – östrojen ve progesteron üreten yumurtalığın bağ dokularından çıkarlar.
İyi huylu tümörler metastaz  yapmazlar. Kötü huylu yumurtalık kanserleri ise tanı konmaz ve tedavi edilmeden bırakılırsa, ilkin yumurtalık içine, daha sonra rahim, mesane, düz bağırsak (rektum) ve karın içi zarına yayılacaktır. Sonunda kanser hücreleri lenf düğümlerine ulaşacak ve vücut içine yayılacaktır.
Yumurtalık kanseri için başlıca risk faktörü soygeçmişinde yumurtalık kanseri kanıtları bulunmasıdır. Yumurtalık kanserlerinin yaklaşık % 10-15’inde kalıtımsal bir yatkınlık söz konusudur. BRCA1 ve  BRCA2 genlerindeki değişimler (mutasyonlar) yaşam boyu anlamlı derecede yumurtalık kanseri geliştirme riskiyle ilişkilendirilmektedir. BRCA1 veya BRCA2 geninde mutasyonlar için riskin sırasıyla % 35-70 ve % 10-30 olduğu tahmin edilmektedir. Bu mutasyonlara sahip olmayan kadınlarda yaşam boyu risk yaklaşık % 1,5 oranındadır.
Genç kadınlarda yumurtalık kanseri pek yaygın (düşük prevalans) olmamasına rağmen risk yaşla birlikte artmakta, 80’li yaşlarda en yüksek orana ulaşmaktadır. Daha önce meme kanseri geçirmiş kadınlarda yumurtalık kanser geliştirme riski artmıştır. Çocuk doğurmamış ve kısırlık tedavisi gören kadınlarda, erken erişkin çağında obez olanlarda ve hormon replasman tedavisi alanlarda da risk biraz artmıştır. Tüpleri bağlanmış kadınlarda, doğum kontrol hapları alanlarda, doğum yapmış olanlarda ve emzirenlerde risk biraz azalmış olabilir.
 
Testler
 
Halen yumurtalık kanseri için spesifik bir tarama testi mevcut değildir. Ancak belirti vermeyen (asemptomatik) kadınlarda erken tanı için güvenilir bir yöntem geliştirmeye yönelik araştırmalar sürmektedir. Bu arada düzenli fizik ve pelvis muayenelerinden geçmek, ailevi öykü ve bulguların bilinmesi önemlidir.
Farklı yumurtalık tümör tiplerini saptamak için hastalık belirtileri veren kadınlarda aşağıdaki testlerin biri veya daha fazlası uygulanabilir:
  • Epitel kökenli tümörler
    • CA-125 (Kanser antijen 125)
    • BRCA-1 ve  BRCA-2
    • Karsinoembriyonik antijen (CEA)
    • Galaktoziltransferaz
    • Doku polipeptit antijeni (TPA)
  • Germ hücreli tümörler
    • AFP (Alfa Feto Protein)
    • hCG (insan koriyonik gonadotropin )
  • Stromal tümörler
    • İnhibin
Normaldışı durumları değerlendirmek için yararlanılan laboratuvar testleri dışındaki diğer tetkikler:
  • Ultrasonografi (pelvik ve veya  transvajinal): rahim ve yumurtalıkların görüntülerini elde etmek için ses dalgalarından yararlanır. Bir yumurtalık irileşmesinin kanser veya sıvı dolu bir kist olma ihtimalini açıklığa kavuşturabilir.
  • BT (bilgisayarlı tomografi)  taraması
  • Mide-bağırsak yolunun röntgeni
Yumurtalık kanseri belirtileri sinsi olduğu ve spesifik olmadığı için benzer bulgulara neden olabilen birçok kanser dışı hastalık mevcut olduğundan düzenli olarak kontrolden geçmek ve belirtilen rahatsızlıklardan herhangi birini geçirdiğinizde doktorunuza danışmanız önem taşır.
 
Tedavi

Normaldışı durumlar saptanıp, yumurtalık kanserinden kuşkulanıldığında tanıyı doğrulamak için cerrahi yolla biyopsi yapmak gerekir. Kanser saptandığında kanserli dokuyu çıkartmak için cerrahi (ooforektomi) uygulanır. Hastalığın evresine bağlı olarak ilave dokuların çıkartılması gerekebilir. Tümörün yaygınlık derecesine göre dört kanser evresinden biri saptanabilir. Örneğin:
  • Evre 1 – kanser bir veya her iki yumurtalıkla sınırlı
  • Evre 2 – kanser rahime ve/veya fallop tüplerine yayılmıştır.
  • Evre 3 – kanser karın zarı veya çevre lenf düğümlerine yayılmıştır (tanı konduğu anda en sık görülen evre)
  • Evre 4 – kanser karın dışı organlara sıçramış
İzlem tedavisi genellikle kemoterapiyi, bazen ışın tedavilerini, tedaviye yanıtı ve nüksleri takip için CA-125, AFP veya hCG tayinlerini içerir.
Yumurtalık kanser tedavisi sürekli gelişmektedir. Yeni ilaçlar, bağışıklık sistemini güçlendirici tedaviler, gen terapileri ve kemik iliği nakillerinin etkinlikleri araştırılmaktadır. Doktorunuz sizin için doğru olan tedavi kürünü belirlemenize yardımcı olabilirler.

Bir Yorum Bırak