Testis Kanseri

Testis Kanseri

Testis kanseri bir veya iki testiste hücrelerin normal dışı, kontrol edilemez biçimde büyüyerek oluşturdukları bir tümördür.

Erkeklerde, erkeklik uzvu penis kökü aşağısında bir gevşek deri torbası olan skrotum içinde iki testis bulunur. Yaklaşık golf topu büyüklüğünde olan testisler sperm ve üreme organının gelişmesi ve erişkin erkek olgunlaşma sürecini düzenleyen erkeklik hormonları (başlıca testosteron) üretmekten sorumludur. 
Testis kanseri 20 ila 35 yaş arası erkeklerde en sık görülen kanser tipidir. Risk faktörleri arasında inmemiş testisler (kriptorşidizm), anormal cinsiyet organları (anormal testis gelişimi), Klinefelter sendromu (bir cinsiyet kromozomu bozukluğu), öz veya soy geçmişte  testis kanseri öyküsü sayılır. Zirai ilaçlarla uğraşanlar, deri işçileri, madenciler ve HIV pozitif kişiler de daha büyük bir risk altındadır.
Testis kanserlerinin yaklaşık % 94’ünü germ (eşey) hücreli tümörler oluşturur. Bu kanserler seminomlar (% 39) ve seminom dışı tümörler ( % 70) olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Seminomlar daha az saldırgan, daha yavaş büyüme eğilimi gösteren ve genellikle metastaz yapmayan tümörlerdir. Seminom dışı tümörler vitellus kesesi tümörleri, teratomlar, embriyonal karsinomlar ve koriyokarsinomlar olmak üzere dört tiptir. Sıklıkla yaşamın erken döneminde oluştuğu gibi seminomlara göre daha hızlı büyür ve yayılırlar.
Tüm testis kanserlerinin yaklaşık % 4-5’i (çocuklarda % 20’si) stroma tümörleri olup testisleri destekleyen dokularda oluşmaktadır.  Bu doku hormonlar ürettiğinden erkeklerde meme büyümesinden ( jinekomasti) sorumlu olabilen bir kadın hormonu olan östrojenin bir formu olan östradiol salgılayabilirler.
İyileşme oranı % 90’ı aşkın olmak üzere testis kanseri en çok iyileşebilir kanser tiplerinden biri olmasına rağmen kontrol edilmeden bırakılırsa kanser tiplerinin çoğu yayılabilir, diğer testisi de istila edip hasar verir, lenf düğümleri veya akciğerler gibi diğer organlara da metastaz yapabilir.  Olumlu bir sonlanım için erken tanı ve tedavi kritik önem taşır.
 
Belirtiler
 
Testis kanseri genellikle ilk olarak testiste ağrısız bir şişlik veya kitle şeklinde saptanır. Testis kanseri en büyük sıklıkla etkilenmiş kişinin kendi kendini muayenesiyle saptanabilmesinin yanı sıra kısırlık araştırması gibi başka amaçlarla yapılan rutin bir fizik muayene veya tıbbi testler sırasında da ortaya çıkabilir. Kanser herhangi bir uyarı belirtisi vermeyebilir veya skrotum içinde ağırlık hissi veya sıvı birikimi, karın veya kasıkta künt bir ağrı ve/veya memelerde büyüme veya hassasiyet gibi göze çarpmayan belirtiler saptanabilir. Bu bulgular bir doktor tarafından değerlendirilmeli, erkekler kanserden başka hastalıkların da bunlara neden olabildiğini unutmamalıdır.
 
Testler
 
Test yapmanın hedefleri  testis kanserini belirlemek ve tanı koymak, farklı tiplerini ayırt etmek, ne kadar uzağa yayıldığını belirlemek, tedavinin etkinliğini ve nüks oluşumunu  takip etmekten ibarettir.
 
Laboratuvar Testleri
 
Testis kanserine tanı koyma süreci fizik muayeneyle başlar. Şimdilerde testis kanserini saptayan spesifik bir laboratuvar kan testi mevcut olmamasına rağmen tanıyı kanıtlamada aşağıdaki testler yararlı olur.
  • AFP (alfa-fetoprotein) ve hCG (insan koriyonik gonadotropin)  gibi tümör belirteçleri yükselmiş olabilir. Seminom dışı tümörlerde hemen hemen her zaman AFP yükselirken, hCG hem seminomlar hem de seminom dışı tümörlerde artabilir. Testis kanseri tanısı koymaya yardımcı olmak için bu testlerden yararlanılabilir. Başlangıç test düzeyleri yüksekse hem tedaviye yanıtı hem de nüks durumunu izlemek için bu testler kullanılabilir.
  • Testis kanseri tiplerinin çoğunda LDH (laktat dehidrogenaz) yükselmiş olabilir. LDH, hücre hasarı  oluştuğunda kan dolaşımına salınan ve birçok vücut dokusunda bulunan bir enzimdir. Testis kanseri için spesifik olmamakla birlikte doktora ilave bilgiler sağlayabilir. Ayrıca her iki tümör tipini evrelendirme ve risk değerlendirmesi için özellikle yararlıdır.
Bir testis kitlesinin kanserli olup olmadığından emin olmanın tek yolu biyopsi yapmaktır.  Kanserden kuşkulanıldığında genellikle testis çıkartılır ve inceleme için bir Patoloji Uzmanına  gönderilir. Kasıkta bir kesi yapılıp testis ve spermatik kordon (meni kanalını içeren) skrotumdan dışarı alınmalıdır. Sıklıkla ameliyat sırasında bir patologla konsültasyon cerrahi sırasında ilk tanının konulmasını sağlayabilir.
Kitle kanserli ise patolog hangi tip kanserin mevcut olduğunu belirleyecek ve kanserin evrelendirilmesine yardımcı olacaktır (kanserin ne kadar uzağa, diğer organlara yayılma derecesini belirleyen üç evre). Bu tümörlerin kesin tanısı için bazı olgularda tümör dokusunda KIT (D816V)  ve PDE11A gibi belli genlerdeki değişimler (mutasyonlar)  için genetik testler de uygulanabilir. Hücre genetiği çalışmaları (sitogenetik çalışmalar) olguların % 80’inde anormal bir 12. kromozomun varlığını göstermiştir. Tedavi seçenekleri, var olan kanserin tipi ve evresine bağlı olacaktır.
Daha fazla bilgi için Amerikan Patologlar Derneğinin (College of American Pathologists) oluşturduğu internet sitesine ( Mybiopsy.org: Testis) bkz.
 Laboratuvar testleri dışındaki tetkikler
Başlangıç değerlendirmesi için ultrasonografi çekilebilir. Bu teknoloji testis kitlesini (tümör) görüntüler, büyüklüğü ve kıvamını belirler. Ultrasonografi kanseri enfeksiyon gibi diğer nedenlerden ayırt etmeye yardımcı olmak için kullanılmaktadır.
 
Tedaviler
 
Testis kanserlerinin tedavisi için sıklıkla cerrahi, ışın tedavisi ve kemoterapi kullanılmaktadır. Işın tedavisi  özellikle seminomlar için sıklıkla kullanılan bir izlem tedavisidir. Bu tümör özellikle radyasyona duyarlıyken, seminom dışı tümörler daha dirençlidir.
Özellikle ilerlemiş veya dirençli olguların tedavisinde kemoterapi de kullanılabilmektedir. Tümörün karakteristik özelliklerine göre tedaviye yanıtı izlemek ve olası nüksü saptamak için, AFP veya hCG düzeyleri ölçülebilir. Düzenli izlem araçları olarak röntgen ve BT (bilgisayarlı tomografi) taramalarından da yararlanabilmektedir.
Testis kanseri tedavileri gelişmeyi sürdürmektedir. Kök hücre  (kemik iliği) nakliyle birlikte yüksek dozlu kemoterapi bazı cesaret verici sonuçlar sunmaktadır. Her testis kanseri olgusu ve her erkeğin yanıtı kendine özgü olduğundan kanser hastaları en iyi tedavi süreci  için doktorları ve/veya kanser tedavi ekipleriyle işbirliği yapmalıdır.

Bir Yorum Bırak